az az - Turkish English Dictionary

az az

Meanings of "az az" in English Turkish Dictionary : 7 result(s)

Turkish English
General
az az little by little adv.
az az inchmeal adv.
az az by small degrees adv.
az az sparely adv.
Phrases
az az brick by brick adv.
Colloquial
az az bit by bit adv.
Idioms
az az in snatches adv.

Meanings of "az az" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

Turkish English
Common Usage
çok az iş/çalışma/emek lack of work n.
az small adj.
az slight adj.
az short adj.
az few adj.
az little adj.
az low adj.
en az least adj.
daha az less adj.
az incelenmiş underinvestigated adj.
az daha almost adv.
az çok more or less adv.
en az at least adv.
çok az too little adv.
General
az konuşma reticence n.
az miktar suggestion n.
oksijenin az olduğu şartlar anoxic conditions n.
az miktar tinge n.
çok az miktar pittance n.
az ışıklama underexposure n.
yüksekliği az olan, büyük çağlayan cataract n.
en az erişim süreli yordam minimum access routine n.
alçalma ile yükselmenin en az olduğu gelgit neap tide n.
az buçuk bilgi smattering n.
hayatı hakkında az şey bilinen kimse shadowy figure n.
az bulunma rarity n.
çok az para chickenfeed n.
az bulunma rareness n.
gelişmeye çalışan fakir veya az gelişmiş ülke developing country n.
az yoran ve çok kazandıran iş rocking chair job n.
sık aralıklarla az miktarda gıda alma nibbling n.
beklenenden daha az başarı gösteren underachieving n.
az miktar suspicion n.
az miktar driblet n.
borsada fiatların az miktarda düşmüş olması eased off a fraction n.
başarı ihtimali az olup gerçekleşince kazancı çok olan bir iş a long shot n.
az miktar dribblet n.
az kireçli su soft water n.
beklenilenden daha az başarı gösterme underachieving n.
saman gibi gıdası az yiyecek roughage n.
az gösterme meiosis n.
az miktar trifle n.
içinde az miktarda sağlık verici mineraller bulunduran içme suyu çeşidi mineral water n.
kazanma şansı az olan kimse/takım underdog n.
az miktar fewness n.
çok az miktar atom n.
az miktar inch n.
az bulunurluk scarcity n.
az miktar shade n.
az etli domuz pirzolası sparerib n.
az zaman kaldı little time left n.
az rastlanırlık exceptionality n.
az bir miktar dash n.
az bir derece/miktar touch n.
az bir miktar spot n.
çok az ücret pittance n.
genellikle 12 kişi veya daha az yolcu alan küçük otobüsler minibus n.
az ücretli iş sweated labor n.
az bir miktar cast n.
en az erişim süreli kodlama minimum access coding n.
az sayıda çalışma limited number of studies n.
pek az miktar drop n.
az tanınmışlık obscurity n.
büyük çaba gerektiren ama sonuçta az kar getiren iş hardscrabble n.
değerinden az fiyat undercharge n.
az miktar smallness n.
az kilometreli low mileage n.
az miktar drop n.
az konuşan adam a man of few words n.
az işlemden geçmiş yiyecek wholefood n.
az yağlı süt skimmed milk n.
az zamana çok iş sığdırma zorunluluğu time pressure n.
en az üç direkli yelkenli gemi barque n.
en az erişim süreli programlama minimum access programming n.
dünyanın az gelişmiş kesimleri third world n.
çok az miktar driblet n.
az konuşan adam a man of a few words n.
pek az isteği olan bir adam a man of few wants n.
az yağlı süt skim milk n.
az gelişmiş ülke the third world n.
beklentilerden daha az oranda başarılı olan underachiever n.
besin değeri az olan yiyecek junk food n.
az gösterme understatement n.
az çok sınırları belli olan toprak parçası region n.
daha az şey less n.
başarı ihtimali az bir işe girişme wildcatting n.
az miktar little n.
en az eylem least action n.
az miktar handful n.
beyazla az miktarda karışmasından oluşan renk moor n.
en az geciktirme kodlaması minimum delay coding n.
az miktar twopence n.
az miktar modicum n.
az verme scrimping n.
az bulunma seldomness n.
az buçuk bilen kimse smatterer n.
az bir miktar smidgeon n.
para üstünü az vererek birini kandıran shortchanger n.
az değer biçme underestimation n.
az miktar bit n.
az kullanılmış underuse n.
az bulunur bitkiler rare plants n.
çok az fark a minor difference n.
çok az fark a slight difference n.
getirisi az iş thankless job n.
az şans a slim chance n.
yok denecek kadar az minute amount n.
türüne az rastlanan/rastlanır kimse rara avis n.
türüne az rastlanır rara avis n.
az bakım low maintenance n.
az önem little importance n.
az bakım (gerektiren) low maintenance n.
az miktar dash n.
az yağlı süt low-fat milk n.
işi az parası çok görev sinecure n.
ölçülemeyecek kadar az bir miktar olan skerrick n.
az tüketim low consumption n.
kazanma olasılığı az olan yarışmacı outsider n.
hakkında az bilinen fakat beklenmedik bir şekilde başarılı olan ya da olma ihtimali bulunan siyasi lider dark horse n.
az miktar touch n.
az sayıda katılım limited participation n.
az miktarda para small amount of money n.
az para small amount of money n.
çok az azalma slight reduction n.
çok az düşüş slight reduction n.
az kullanılmış araba slightly used car n.
daha az gelişmiş alanlar less developed areas n.
çok az yağlı diet very low-fat diet n.
yok denecek kadar az şans a slight chance n.
az şans a slight chance n.
sık aralarla ancak az miktarda besin alma nibbling n.
az çıkmış sakal stubbly beard n.
en az bir yıllık garanti minimum warranty of one year n.
az ün demicelebrity n.
pek az beans n.
çok az beans n.
az bulunur şey beaut n.
(7-10 yaş grubu çocuklar için hazırlanmış) resimlerin az olduğu çocuk kitabı chapter book n.
az stresli iş low-stress job n.
az bakım isteyen peyzaj low-maintenance landscape n.
çok az insan very few people n.
haftanın en az 3 günü et yemeyen yarı vejetaryen flexitarian n.
haftanın en az 3 günü et yemeyen yarı vejetaryen semi-vegetarian n.
az ve sık yiyen kimse grazer n.
az artış slight increase n.
az bilinen bir resim a rare photo n.
az bilinen bir resim a rare picture n.
antik şehir surlarında en az iki kontrollü giriş bölümü zwinger n.
az pişmiş biftek rare steak n.
az parçalı alet gadget n.